ANONİM ŞİRKETLEDE NAMA YAZILI PAYLARIN DEVRİNİN SINIRLANDIRILMASI (BAĞLAM KURALLARI)

Anonim şirketlerde pay senetleri, ortağın şirkette olan hakkının belgelenmesi amacıyla ortaya çıkmaktadır. Kural olarak hissedarlar, pay senetlerini yasanın öngördüğü şekli koşullara uygun olarak devredebilmektedir.

Ancak kanun koyucu, bazı durumlarda pay devrinin sınırlandırılmasına cevaz vermektedir. Gerçekten de şirket esas sözleşmesinde yapılacak bir tadil ile pay senetlerinin devrinin sınırlandırılmasına ilişki kuralları getirilebilmektedir. Yine Türk Ticaret Kanunu’ nun 491. Maddesi uyarınca, kanuni sınırlama mekanizmaları da mevcuttur.

Bu yazımızda nama yazılı pay senetlerinin devrine ilişkin karşımıza çıkabilecek kanuni ve sözleşmesel bağlam kuralları incelenmektedir.

Pay Devrinin Kanuni Olarak Sınırlandırılması (Kanuni Bağlam)

TTK/491 uyarınca, bedeli tamamen ödenmemiş nama yazılı paylar ancak şirket onayı ile devredilebilmektedir. Kanunu koyucu doğrudan yasal düzenleme yoluyla devre ilişkin sınırlama getirmiştir. Düzenlemenin amacı ise şirket sermayesinin korunmasıdır.

Ana kural bu olmakla birlikte kuralın istisnası da mevcuttur. Devir; miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebrî icra yoluyla gerçekleşiyorsa bu konuda şirket onayı aranmayacaktır.

Şirketin onayı konusunda da TTK/491-2 hükmü ile düzenleme getirilmiştir. Şirket, sadece, devralanın ödeme yeterliliği şüpheli ise ve şirketçe istenen teminat verilmemişse onay vermeyi reddedebilecektir.

Pay Devrinin Esas Sözleşme İle Sınırlandırılması

Pay senetleri nama yazılı olarak çıkartılan şirketlerde genellikle amaç, ortakların birbirini tanıması, şirket ortaklarının belirli olmasıdır. Keza nama yazılı paylarda kolayca sözleşmesel sınırlama kuralları getirebilmektedir.

TTK/492 uyarınca esas sözleşme ile, nama yazılı payların ancak şirketin onayıyla devredilebileceğini öngörebilmektedir. Bu sınırlama intifa hakkı kurulurken de geçerlidir.

TTK/492 hükmü uyarınca, şirket onayının gerektiği durumlarda şirket onayının nasıl alınacağı,  hangi kıstasların dikkate alınacağı konusunda belirsizlik bulunmaktadır. Bu belirsizliği giderilmesi amacıyla TTK/493 maddesinde Borsaya Kote Edilmemiş Nama Yazılı Paylar başlığı altında onay konusunda bazı düzenlemeler getirilmiştir.

Şirket, esas sözleşmede öngörülmüş önemli bir sebebi ileri sürerek veya devredene, paylarını, başvurma anındaki gerçek değeriyle, kendi veya diğer pay sahipleri ya da üçüncü kişiler hesabına almayı önererek, onay istemini reddedebilir. Bu hükümlerin uygulanabilmesi için öncelikle sözleşmede devrin sınırlandırılmasına ilişkin hüküm bulunması şarttır.

Önemli sebep kavramı doktrinde çokça tartışılmış ise de aslında her şirket için önemli sebep konusunun farklılık göstereceği kabul edilmelidir. Ancak her halde payların devri serbestisinin ana kural olması, kısıtlamaların istisna olması gözden kaçırılmamalıdır. TTK/493-2 hükmünde önemli sebep için örnekleme yapılmıştır. Pay sahipleri çevresinin bileşimine ilişkin esas sözleşme hükümleri, şirketin işletme konusu veya işletmenin ekonomik bağımsızlığı yönünden onayın reddini haklı gösteriyorsa, önemli sebep oluşturmaktadır.

Bundan başka, devralan, payları kendi adına ve hesabına aldığını açıkça beyan etmezse şirket, devrin pay defterine kaydını reddedebilir.

Paylar; miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebrî icra gereği iktisap edilmişlerse, şirket, payları edinen kişiye, sadece paylarını gerçek değeri ile devralmayı önerdiği takdirde onay vermeyi reddedebilmektedir.

Devralan kişi, paylarının gerçek değerinin belirlenmesi amacıyla, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine başvuru yapabilecektir. Bu hâlde mahkeme şirketin karar tarihine en yakın tarihteki değerini esas alacaktır. Değerleme giderleri şirket tarafından karşılanacaktır. Devralan, gerçek değeri öğrendiği tarihten itibaren bir ay içinde bu fiyatı reddetmezse, şirketin devralma önerisini kabul etmiş sayılacaktır.

TTK/493-7 uyarınca, esas sözleşmenin devredilebilirlik şartlarını ağırlaştıramayacağına yönelik emredici düzenleme getirilmiştir.

Devre İlişkin Hükümlerin Uygulanması

TTK/494 uyarınca devir için gerekli olan onay verilmediği sürece, payların mülkiyeti ve paylara bağlı tüm haklar devredende kalmaktadır.

Payların miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebrî icra gereği iktisap edilmeleri hâlinde, bunların mülkiyeti ve bunlardan kaynaklanan malvarlığına ilişkin haklar derhâl; genel kurula katılma haklarıyla oy hakları ise ancak şirketin onayı ile birlikte devralana geçmektedir.

Şirket, onaylamaya ilişkin istemi, aldığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde reddetmemişse veya ret haksızsa, onay verilmiş sayılmaktadır.

Türk Ticaret Kanunu m.421/6 hükmünde yer alan bir düzenleme, bağlam uygulamalarında sıkça gözden kaçmaktadır. Bu düzenleme devir sınırlamalarına yönelik getirdiği istisna ile özellikle azlığı koruma amacına hizmet etmektedir.

İşletme konusunun tamamen değiştirilmesi veya imtiyazlı pay oluşturulmasına ilişkin genel kurul kararına olumsuz oy vermiş nama yazılı pay sahipleri, bu kararın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanmasından itibaren altı ay boyunca payların devredilebilirliği hakkındaki kısıtlamalarla bağlı değildirler.

Düzenleme uyarınca, şirket işletme konusunun değiştirilmesi veya imtiyazlı pay oluşturulmasına yönelik genel kurul kararı alınması halinde, bu karara olumsuz oy veren nama yazılı pay sahipleri, kararın ilanından itibaren 6 ay boyunca mevcut bağlam kurallarına tabi olmaksızın payını devredebilecektir.

İmtiyazlı pay oluşturulması ve işletme konusunun değiştirilmesi kararlarının, yüksek nisap aranan kararlardan olduğu dikkate alındığında, getirilen düzenleme ile azlığın korunması amaçlanmaktadır.

Av. Ali ÖZDEMİR

                                                                                                       Göçük Hukuk Bürosu

                                                                                                                  03.05.2021